İşsiz güçsüz bir insan olduğumdan, evde pinekleyerek geçirdiğim gün sayısı ile ailemin fertleri tarafından sayılma, sevilme ilişkisi ters orantılı olduğu içün en az para ile en çok kazancı elde etmeye çalışıyorum.
Bugün de o günlerden biriydi. İTÜ'lü öğrenciler ve İTÜ Mezunlar Derneği sağolsun bir Liderler Zirvesi düzenlemiş. Türlü holdingin patronları gelip ben böyle süper insanım, böyle süper işler yaptık, ben böyle cesur, hırslı, kararlı, zeki, mükemmel bir insan olduğum için böyle süper paralar kazandım. Burda da size bu yöntemleri anlatıyorum ayağına egom için daha yüksek zirveler arıyorum durumu mevcut.
İşte bizim taraftan amaç patronun ağız kokusunu çekmeyelim, patronluk nasıl olur öğrenelim. Ezilmeyelim, ezelim durumları. Belki seminerlere katıldıkça kafamızda bir şeyler şekillenir, belki bir gün mayışımıza tamah etme devirleri biter biz de şirketimizi kurar paranın anuna koyarız inşallah diyerek mezunlar, öğrenciler izliyoruz seminerleri.
Burada tabii ki, her zamanki gibi, herkesin bildiği gibi kazanan taraf Zirve organizasyonunu yapan öğrenci ve mezun tayfası.
Görünen: Abi adamlar ne iyi ya paranın anuna koyalım diye bizim için ne güzel organizasyon yapmışlar.
Asıl olan: Abe bu zirveyi de yaptık mı CV'de süper duracak. Koç'a Sabancı'ya kesin girerim habüüü.... Aynı zamanda da popüler oluyoruz. Skmediğimiz, yalamadığımız hatun kalmayacak. Zıhehehhehe...
Tabi bu güzel olaylar ben İTÜ'de okurken de oluyordu. Ama ben gayet sosyopat, asosyal bir insan olduğumdan hiçbirine katılmıyordum. Zaten içime kapana kapana tam bir manyak oldum .Kendim gibi manyaklar bulurum belki dertleşiriz, daha da manyaklaşırız diye de buraya blog açtım.
Her neyse, konuya dönersek, 2 gündür bu zirvelere gidiyorum ancak. Söylenen şeyler hep aynı:
İş sende bitiyor, çok çalışmak, çok istemek, ıvır, zıvır.
Pekiyi söylenenler hep aynı ise bu tatlı öğrenciler ve mezunlar (çoğunlukla benim gibi işsizler) niye gidiyor bu seminerlere?
Açıkçası benim gitme nedenimi yukarıda yazmıştım. Geri kalanların da nedeni "Patron olayım, çok para kazanayım, ortalığın nanuna koyiim" değil. Türlü türlü saçma salak nedenlerle izliyor insanlar bu seminerleri.
Bu nedenler,
*Abe 5 seminere katılırsan sertifika veriyolarmış CV'de süpper durur.
*Abe Şeyma'yla Bergüzar çok katılıyo bu işlere, bi ayak olabilir.
*Aynı bendeki gibi bazı ailesel, toplumsal, psiko nedenler.
*Vizelerden ebem skildi iki insan yüzü göreyim.
*Son olarak çok düşük bi olasılıkla, "zengin olmanın anahtarını bulurum belki"
Aslında bu yazıya tuvalet konusunu anlatmak için başlamıştım ancak günün başlangıcına girince, tabiri caizse ancuklama daldık resmen. Konu kaçtı gitti.
Ortalama 3 saatte bir gelen çişim seminer arasında gene geldi ve tuvalete gireyim dedim. Girdim.
Pisuarlı bölümde iki İTÜ'lü kanki çok cool bir şekilde bir muhabbet yapıyordu, dediklerini hatırlamıyorum, ikisini de en uzak pisuaru buldum ve ona çöreklendim işemeye başladım. Bir de ne göreyim. Tuvaletin giriş kapısının yanından bir kız grubu geçti. Ben de o an son damlaları sallama yöntemiyle pisuara gönderme vaziyetindeydim.
Arkadaşlar sorarım size Türkiye'nin en büyük teknik üniversitesi olan İTÜ'de en önemli, en genel tuvaletlerinizden birinin kapısı, yol geçen kapısı. Yapılacak tek şey kızlarla erkekler tuvaletinin arasına bir duvar çekmek iken bunu yapmamışsınız bu tarihi binada.
Çok utandım.
ÇOK utandım.
Benim orda bir titrim olsa, ne bileyim oranın popüler delikanlısı olsam, oranın o aktif gençlerinden biri olsam. Sosyal olaylara giren, yakışıklı mı yakışıklı olsam, sonra da ben çükümü sallar iken yandan geçen hatunlar benim o hallerimi görseler...
Titrim biter.
Yıkılırım.
Neyse ki mezunum, ve öğrenciliğimi işletme fakültesinde geçirmemişim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder